8 Ekim 2014 Çarşamba

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın bu toprak, bir devrin battığı yerdir.

 
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın bu toprak, bir devrin battığı yerdir. 
Eğil de kulak ver,bu sessiz yığın, b
ir vatan kalbinin attığı yerdir.
 
 

Nereden mi bahsediyorum! cesaretin kahramanlığa dönüştüğü, şehitlerinin koyun koyuna yattığı eşi benzeri görülmemiş bir savaşın yaşandığı şehir Çanakkale'den..
Çanakkale'ye girdiğinizde o tepede yazılı olan yazının anlamını kavrayabilmeniz için Gelibolu'yu gezip, o havayı solumanız gerekir..
Geçmişi ve atalarımızı anlamamızı sağlayacak en önemli yerlerden biri olan Çanakkale Şehitliğini gezmek için geç bile kalmışım..
Bu  bayram tatilinde gezmiş olduğumuz anlamlı şehir Çanakkale- Gelibolu ve yakın civarından birkaç kareyi paylaşmak istedim bu defa sizinle..

Şehitler Abidesi Çanakkale'de hayatını kaybeden 253 bin Türk askerinin anısına yapılmış olan bu anıt nereden bakılırsa bakılsın M harfi olarak görülmekte ve inanılmaz bir heybete sahip..



 
Çanakkale Şehitler Abidemizde kimlikleri tespit edilebilmiş olan 59408 Şehidimizin isminin yazıldığı sembolik mezarlar
 




 
Anzak koyu, siperler ve anzak askerlerinin mezarları





Alçıtepe köyü girişinde yer alan eski askeri lojman binasının dış cephesinde, ''Tarihe Saygı Projesi'' kapsamında 2006'da oluşturulan bu mozaik tabloda, Atatürk'ün 2 bin 500 adet resmi ile oluşturulan  esere hayran oldum.. .


Çanakkale türküsünün yazılı olduğu heykel


Çanakkale Savaşları sırasında kahramanlıkları destanlaşan ve tamamı şehit olan 57. Piyade Alay Şehitliği 


Sadece yüce bir komutanın verebileceği bir emir! Atatürk'ün bu cephede söylediği "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum.." cümlesi kocaman bir taşın üzerinde yazılı..



 Hayatımda bu kadar duygu yoğunluğu ile başka bir yer gezdiğimi hatırlamıyorum..

Heykelin üzerinde yazılı olan;

Atatürk anlatıyor:

"10 ağustos 1915 conkbayırı'nı almak ve bütün boğaza hakim olmak için ingilizler 20000 kişilik bir kuvvetle günlerce kazdıkları siperlere yerleşmişler, hücum anını bekliyorlardı. gecenin karanlığı tamamen kalkmış, tan ağarmak üzereydi. 8. tümen komutanı ve diğer subaylarını çağırdım.

"mutlaka düşmanı mağlup edeceğinize inanıyorum. ancak siz acele etmeyin, evvela ben ileri gideyim, size ben kırbacımla işaret verdiğim zaman hep birlikte atılırsınız." bu durumdan askerlerini de haberdar etmelerini istedim. hücum baskın tarzında olacaktı. sakin adımlarla ve süzülerek düşmana 20-30 m. yaklaştım. binlerce askerin bulunduğu conkbayırı'nda çıt çıkmıyordu. dudaklar sessizce bu sıcak gecede dua ediyordu. kontrol ettim. kırbacımı başımın üstünde kaldırıp çevirdim ve birden aşağı indirdim. saat 04.30'da kıyametler kopmuştu. ingilizler neye uğradıklarıı şaşırmıştı. "allah allah" sesleri bütün cephelerde, karanlıkta gökleri yırtıyordu.

her taraf duman içinde ve heyecan her yere hakim olmuştu. düşmanın topçu ateşi gülleleri büyük çukurlar açıyor, her tarafa şarapnel ve kurşun yağıyordu. büyük bir şarapnel parçası tam kalbimin üzerine çarptı, sarsıldım, elimi göğsüme götürdüm, kan akmıyordu. olayı yarbay servet bey'den başka kimse görmemişti. ona parmağımla susmasını emrettim. çünkü vurulduğumun duyulması bütün cepelerde panik yaratabilirdi. kalbimin üzerinde cebimde bulunan saat paramparça olmuştu. o gün akşama kadar birliklerin başında daha hırslı olarak çarpıştım. yalnız bu şarapnel vücudumda kalbimin üzerinde aylarca gitmeyen derin bir kan lekesi bırakmıştı.

aynı gün gece, yani 10 ağustos günü, beni mutlak ölümden kurtaran ve parçalanan saatimi ordu komutanı liman von sanderes paşa'ya hatıra olarak verdim. çok şaşırmış, heyecanlanmıştı. kendileri de altın cep saatini bana hediye ettiler.

bu hücumlarda ingilizler binlerce ölü bırakarak tamamen geri çekildi ve çanakkale'nin geçilemeyeceğini iyice anlamış oldular..."

 
Gün batımına doğru feribotla dönerken bu vatan toprakları için canını veren binlerce şehit evladımız anısına akan kanların damarlarımızda dolaştığını hissederek, gurur duyduğumuz atalarımızı saygıyla andık!  


 
Ertesi gün Çanakkale Limanı ve civarını gezdik..

 
 
Başrolünü Brad Pitt’in oynadığı (TROY) filminde kullanılan at heykeli Kültür ve Turizm Bakanlığının girişimleriyle sergilenmek üzere Japonya’dan Çanakkale’ye getirilmiş Çanakkale Valiliği önünde (Deniz Kenarı Kordon) sergilenmekte

 
 
Çanakkale sokaklarında o kadar çok kedi var ki seve seve bitiremediklerimizden oldular..

 
Çanakkale'ye gidipte güneşin en son battığı Gökçeada'yı görmeden olur mu!
 

 Suyunu salt kendisinin tedarik ettiği tek ada olan Gökçeada'nın rum köyleri ve sokak aralarında kaybolduk..

 
 
 
 
 
 
Bu rum köylerinde bakımlı evler olduğu gibi viraneye dönmüş evlerde hayli fazla..
 
 
Buraya gelipte Madam'ın dibek kahvesinden içmemek olmazmış..
 
 
94 yaşındaki barba hristo amcanın yerinde sakızlı muhallebi ile krem karamel yemeden de dönülmezmiş..bu güne kadar yediğim en lezzetli sakızlı muhallebiydi.. amcaya yaşını sorduğumuzda yan tarafta duran eşi "söyleme yaşını nazar değecek" dediğinde.. ona şöyle bir gülümsedi geçti hristo amca:) Domates reçeli varmı diye sorduğumuzda ise zuladan bir tane çıkarıp "soran olursa daha önceden sipariş vermiştik"dersiniz diyerek bizi uyarması çok sevimli idi..

 
Gökçeada Tepeköy'de bulunan bir kilise..

 
1950-60’lı yıllarda 1950 hane ile adanın hatta Türkiye’nin en büyük ve kalabalık köyüymüş Dereköy. İçerisinde 22 kahve, 2 sinema, çok sayıda berber, bakkal, terzi gibi dükkanlar ve 3 zeytinyağı imalathanesi bulunurmuş. Adanın en büyük çamaşırhanesi hala burada ve ziyaret edilebilir.


Çamaşırhane ve rehberimiz Yusuf:)

 
Zeytinyağı fabrikası içerisindeki makinelerle birlikte yıkık dökük olduğu gibi duruyor..
 

 
Dereköy girişinde Ayışığı Çamlık restorantta oğlak tandır yemek ve o eşsiz manzaranın tadına varmak inanılmaz..



Gökçeada birçok plaj mevcut..Aydıncık plajı ise son yıllarda Alaçatı'nın kalabalıklaşması ile sörfçülerin hem doğal hemde sakin olması sebebiyle tercih ettikleri plajmış..
Tabeladaki yazı inanılmaz hoşuma gitti ve ekim ayı olmasına rağmen hala denize girilebiliyor olması muhteşemdi..


Ada ürünleri tamamen doğal.. zaten Gökçeada organik ve hayvansal tarımda (kınalı kuzular, keçiler dağ bayır gezip otlanıyorlar) pilot bölge seçilmiş..
Bu sebeple taze dalından koparılmış nar bulursanız alın..

 
Mis gibi taze kekiklerden 

 Kaleköy'de bulunan ada kokulu imroza sabunlarından

Domates reçelinden mutlaka edinin..
 
 
son olarak bu uzak, hüzünlü, gizemli ve kocaman ada olan Gökçeada'yı mutlaka ziyaret edin..

 
Çocukluğumdan buyana minik çam ağacına benzettiğim kozalaklarıma yenilerini eklemiş olmanın gururu ile mutlu ve sevgi dolu kalın..






30 yorum :

  1. oh be sebuş,
    ne güzel gezdirdin beni başta hüzün gurur sonra da bi ferah bi damak hımmm
    ellerine ayaklarına sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gezdirebildimse ne mutlu bana havvacım:) ama görmediysen mutlaka gezip görmelisin oraları!
      öperim,

      Sil
  2. Ne güzel bri gezi olmuş.Keyifle ve özenerek okudum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler gamze, herkesin buraları gezip görmesini dilerim.. gerçekten boğazımda bir yumru dolaştım oralarda..

      Sil
  3. Bu yıl bize de nasip oldu görmek.Hem hüzünlü hem gurur verici bir gezi oluyor.İnsan böyle bir vatanın evladı olduğunu için hele ki vatan toprağının böyle kazanıldığını bildiği için duygusal geçiyor tüm gezi.Ama mutlaka görülmesi gereken bir yer Çanakkale.Gökçeada da aklımda duruyor.Bozcada yı gördüm aşık oldum sıra da orası var.Tavsiyelerini not aldım bakalın ne zamana kısmet olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen bahar renkleri aynı duygularla gezdim bende.. hüzün, gurur içiçe!
      Gökçeada ise görülesi bir yer sahiden, ben bayıldım o bakirliğe umarım kısmet olur sanada biran önce..
      öperim,

      Sil
  4. yıllardır altınoluk'a kadar gidip oraları gezmeden geri dönüyorum. gerçekten fotoğraflarınıza bayıldım ve önümüzdeki yaz (artık çocuklar da epey büyümüş olacak ) sizin rotayı izleyeceğim :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka gidip görün oraları! herkesin gezip görmesi gereken kutsal bir yer bence..
      rotaya Işık tutabildimse ne mutlu bana:)
      sevgilerimle,

      Sil
  5. Un lugar encantador! Gracias por compartir las bonitas fotos!
    Muchos besos de las dos

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sí muy agradable!
      vale la pena
      gracias!
      besos

      Sil
  6. Bu sene inşallah Gökçeadaya gideceğiz. Nasıl iyi geldi bu yazı ve fotoğraflar. Tatile doyamadık ki nedense,kış geldi, işler başladı. Ama seneye kısmetse rota belli olsu sayende.
    Narlara ve taze kekiklere kurban:)
    Çanakkale ye ise Bozcaada ya giderken uğramıştık, boğazıma düğümlenen yumru, ıslak gözlerle kaça kaça baktık, göz teması kuramadık:( çok hüzünlü ve bir o kadar da destanlar yazılmış hayatlar var orada. Canlar var. Basamıyor insan hakikaten, toprağın altında neresinde ne var bilemiyorsun ki:(((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aa bu yaz Gökçeada planınız olmasına çok sevindim emel! eminim sende çok seveceksin oraları..
      hehe nar, kekik v.s. yanı sıra has zeytinyağı, doğal deniz kabukları daha neler neler aldım emel:)
      Çanakkale dimi! öncelikle her türk evladının görmesi gerek bence.. o boğazda düğümlenen yumru ile en son Atatürk'ün kendi ağzından şu paylaşmış olduğum yazıyı okurken koyverdim ben:( tutamadım daha fazla kendimi...

      Sil
  7. Ne güzel bir post böyle. Gezip görmüş gibi oldum. Ama gerçekten gitmek lazım. Çanakkale ruhunu derinlerinde hissetmeli insan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen Çanakkale ruhunu derinlerde hissedebilmek için kesinlikle gidip görülmesi gereken yegane yerlerden!
      Teşekkürler,
      sevgiler,

      Sil
  8. Sebuş yıllar önce gitmiştim çanakkale yi, kaç gün etkisinden kurtulamamıştım..Çocuklar büyüsün, bazı değerlerin farkına varmaya başlasınlar ilk götüreceğim yer gelibolu..
    Domates reçelinden haberdar değildim, sayende ondan da haberdar olduk..
    hristo amcaya da uğrarız artık..:)
    Kucak dolusu sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ben kuzularla gittim! onlarda çok etkilendiler, çocukların aklı erdiğinde buraları gezip görmeleri en iyisi!
      Bende domates reçelinden bi haberdim Güliz, daha ne reçeller vardı bi bilsen:) patlıcan, limon, portakal, salatalık reçeli bile vardı:)
      hristo amcaya uğrayın ve mutlaka sakızlı muhallebisinden tadın!
      benden de kocaman sevgiler,

      Sil
  9. 57. Alayın önünde dayanamamış ağlamaktan helak olmuştum 20 yaşında bir tane bile şehidimiz yoktu hepsi 19 yaşındaydı bir nesli gömdük biz orda birde şimdi olanlara bak neyse fotoğraflarda anlatımında süper canım sevgilerle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. off Elif gencecik evlatlar gitmiş bu vatan uğruna.. keşke kıymet bilinse keşke görülebilse.. tıpkı o günlerde ki gibi binlerce yürek bir yürek olabilse.. işte o zaman dokunamaz dil uzatamaz kimse bize..
      şimdi yaşananlara ise insanın yüreği dayanmıyor maalesef:(
      Tez zamanda yaşadığımız şu olumsuzluklardan kurtulmamız dileğimle,
      benden de kucak dolusu sevgiler,

      Sil
  10. Sebuşum ne güzel bir gezi yazısı olmuş böyle ne güzel kareler akıcı bir solukta okudum desem yeridir.sonra tekrar tekrar resimlere baktım.Çanakkale şehitliği görmeyi en çok istediğim ama kuzularım büyüyene kadar ertelediğim yerlerin en başında.Tüylerim diken diken oldu çok çok çok teşekkür ederim bu güzel paylaşım için.öptüm çok çok...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dimi ezem Rüveyda gezi yazısı gibi oldu:)) bende yazarken farkettim ama paylaşmak istedim herkes bilsin öğrensin gidip görsün istedim bu güzellikleri.. kuzuların aklı erdiğinde git bence de... bende aynı senin gibi düşündüğüm için erteledim hep bu güne.. inşallah istediğinizde kısmet olsun size de..
      ben teşekkür ederim ışık tutabildimse ne mutlu bana,
      öptüm kocaman.

      Sil
  11. Gezmiş gibi oldum, hele o yazılar, o heykeller ve Atatürk'ün kendi kaleminden anısı, okurken bile gözleri dolu dolu oluyor insanın, özellikle bu günlerde o beyinlere kazıyarak göstermeli bu fedakarlıkları! Ne iyi ettiniz Sebuşum ve Gökçeada kesinlikle not edildi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen canım benim.. herkesin gidip görmesi ve o kahraman askerlerin fedakarlıklarını herkesin hissetmesi gerek! biran önce kısmet olsun size de..
      öperim.

      Sil
  12. Ne güzel Sebuş görmüş gelmiş yazmışsın..Bende daha Çanakkale'ye gidemeyenlerdenim :( çok istiyorum görmeyi...her giden senin gibi maneviyatının çok yüksek olduğunu, farklı bir atmosfere girdiklerini söylüyor.İnşallah birgün bana da kısmet olur.
    İmroza sabunlarına bayıldım.Domates reçelini Kos'tan almıştım.Gerçekten çok güzeldi.Afiyet olsun...
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sertaçcım inşallah size de kısmet olsun bu anlamlı şehri görmek..
      Teşekkür ederim canım,
      öpeim.

      Sil
  13. O tepede o yazıyı her okuyuşda tüylerim diken diken olur hele de şeyitliği gezerken yaşadığım üzüntüyü anlatamam. Bence Çanakkale Şehitliğini yediden yetmişe herkesin görmesi gerekir.Tekrar anımsattığınız için teşekkür ederim.Çok güzel bir paylaşım olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle yediden yetmişe herkesin görmesi gerek!
      Beğenmenize sevindim,
      bu güzel yorum için ayrıca teşekkür ederim..
      sevgiler,

      Sil
  14. bayıldım bayıldım bitmesin diye gözüne baktım fotoların en yakın zamanda görmek istiyorumm bende şahanee bi gezi olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canımsın!
      inşallah tez zamanda size de kısmet olsun,
      öperim

      Sil
  15. gökçe ada görmek isteyip göremediğim yerlerdendir....gökçe ada fotoğrafları iyi geldi bana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka gidip görmelisin Ayşen, umarım en kısa sürede kısmet olsun..
      teşekkürler,

      Sil