26 Temmuz 2014 Cumartesi

Mola!

Artık bir molayı hakettik değilmi?
En çokta 1,5 aydır evde dört gözle yıllık iznimi ve deniz tatilini bekleyen kuzularım haketti!
Sizler bu yazıyı okurken biz belki de yollarda olacağız..
Ve yine sabaha karşı çıkacağız yola..
Sabah kahvaltımızı bulduğumuz en şirin yeşil yer neresi ise orada yapacağız..
Şöyle bir kendimize geldikten sonra yola devam edeceğiz..,
Oturmaktan yorulup, bulduğumuz çeşme başlarında soluklanarak, elimizi yüzümüzü yıkayacağız..
Cırcır böceklerinin sesini dinleyerek, doğanın o müthiş müzikaline kulak vereceğiz..
Sonra yine acıkacağız..
Yollardaki satıcı teyze amcalardan taze meyveler alacağız ve sohbet edeceğiz her ne kadar şivelerini zor anlasakta, onların o sıcacık samimi davranışlarına tanık olup mutlu olacağız..
Velhasıl bol bol yüzüp deniz kenarında gün batımı izleyecek ve az biraz deniz kabuğu ve doğal tahta toplayıp döneceğiz..
Ben dönene kadar keyifle ve mutlu kalın :))















Not: Resimdeki bazı şeyler bana aittir.. misal duvardaki yağlı boya tabloyu 2009 yılında yapmıştım..bir bodrum evi.. 
Hemen yanındaki kalas üzerine yapılan dekupaj resim ve eklentileri de bana ait.. yapım aşamalarını çektim daha sonra eklerim..
Mum üzerine ve taş üzerine yaptığım peçete transferi de:)
Son olarak ev yapımı karpuz suyu limonata da! çok beğenerek izlediğim sahildekiev bloğunda görüp bu sıcak günlerde bunu mutlaka denemeliyim! dediğim bir tarifti, bu yararlı paylaşım için buradan kendisine teşekkürler..
Unutmadan balık çerçevedeki maviş boncuğum teyzesinin kuzusu TUNA! şimdilerde 15 aylık sevimli bir afacan.. onu öpüp koklamaya gidiyorum birde heyyo:)) 

Sevgiyle Kalın..













22 Temmuz 2014 Salı

Aşk bir dokunuşu ile kelebek olup uçmak değil midir?
Hayatın zorluklarını unutup, her anı doya doya yaşamak değil mi?
En karanlık anımızda bir mum yakıp, yaşama sevincimizi aydınlatmak değil midir?
Kalbinizin her atışı bir umutsa! öyleyse bu duyguyu doyasıya yaşa!!










Kelebek mi? yeni çıktı fırından kapı süsü olur kendileri!
Vazo ve mumluk ise benim imalatım, biri AOÇ süt şişesi, diğeri kavanoz idi:) 
yeni halleri ise çok ama çok cici..

Kelebek olup uçacağınız Aşk tadında kalın!...

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Pandoranın Kutusu

Bu pembe zarif mi zarif çiçekler içinde kalan şirin kutu birden öyle havalara girdi ki, sanki dersin ki pandoranın kutusu:))
Doğa kız çok beğenince kırmadı kendisini, gönül rızası ile onun oldu:) 
Meğer takı kutusu olmaya dünden razı! O mutlu Doğa kız mutlu..
Duygusal anlar yaşandı.. birde poz verdiler beraber tam oldu:))







Haftanız güzel, gönlünüzden geçen ne varsa gerçek olsun...
Mutlu Kalın...

17 Temmuz 2014 Perşembe

Mimini yediğim http://mavidebirnokta.blogspot.com/ sahibesi beni yine mimlemiş:)
Sağolsun beni böylesi kazık sorularla başbaşa bıraktığı için:)
öperim...

.En çok kırıldığın / incindiğin kelime? 
-Öyle özel bir kelime yok...Sadece kelime değilde kaba davranışlar ve yine kaba kelimeler kırar incitir beni..

2.Herkesin kullandığı bir kelime olur.Ama senin için bir insan olur.O özel insan o kelimeyi kullanınca alınırsın?Ne düşünüyorsun?
-Benim için özel olan insanın açık ve net olması dürüst olması herşeyden önce gelir.. sevgisinden şüphe duymadığım birinin de kelimelerine takılmam..

 
3.Seni en çok duygulandıran şarkı?
-Eric Clapton-Tears in Heaven

4.Daha önce seni bırakan biri geldi.Senden bir şans istedi sen de o şansı verdin.Ama buna rağmen yine bırakıp gitti.Şimdi yine pişman ne yaparsın?
-Hayattan aldığım güzel bir derstir hiç bir zaman ''asla'' dememek!
O anki duygu ve düşüncelerime göre hareket ederdim ..

 
5.Nefret mi aşk mı?
-Ne saçma soru elbetteki “AŞK” ama aşk için ölmeli aşk o zaman aşk!

 
6.Birinin kalbini kırdığında nasıl gönlünü alırsın?
-Şu kısacık hayatta kalp kırmamaya azami özen gösteririm..kırdıysam da bilerek isteyerek olmamıştır ama tut ki oldu, gerekli açıklamamı yapar ve tüm samimiyetimle gönlünü almaya çalışırım..

 
7.Nasıl ağlarsın,bağırarak mı içine atarak mı?
-Çok kolay ağlarım sulugöz derler banaJ bağırdığımda olur içime attığımda…

 
8.En korktuğun şey?
-Sevdiğim insanları kaybetmek ve araba sürerken yolda birine çarpmakL

 
9.Ruhun sıkıldığında ne yapmayı seversin?Kendini nasıl sakinleştirirsin?
-çıkıp gezmek veya hayatımın filmi “amelia” filmini izlemek

10.Bazen kızılmasından hoşlanırsın.Peki en çok ne için kızılmasından hoşlanırsın?
-Bazen vurdumduymaz hallerime kızılmasından içten içe haz duyarımJ

11.Şiir/Müzik/Öykü/Deneme?
-sırayı bozmadan baştan sona şiir, müzik, öykü, deneme..

12.En son ne için ağladın?
- Geçen hafta sonu “tamam mıyız” filmini izlerken ağladım.. Çağan Irmak yine yaptı yapacağını emeğine sağlık!

13.Birinde hemen etkilendiğin özellik?
-Kibarlık! Evet evet düzgün bir telaffuz ve beraberinde gelen kibarlık!

14.Dayanamadığın şey?
- Dünyayı ben yarattım tavırları ve sığırlık!
15.En sevdiğin duygu?
-Sevgi
 
Sevgiyle Kalın..

15 Temmuz 2014 Salı

İlkbahar rüyası gibi


 
Hiç öyle aman hafta sonu şöyle ayaklarımı uzatıp miskinlik yapayım dediğim bir cumartesi pazarım olmadı benim.. her anı kıymetli olduğundan dolu dolu geçirir ve çok şey sığdırmaya çalışırım hep.. kah çocuklarımla faaliyetler yapar, kah uzun sohbetli masalarda misafir ağırlar, kah gezer gülerim ama ille de kendimce işler güçlere sarar birşeyler üretirim..  tıpkı bu hafta sonu olduğu gibi..

Bu tepsi yeni çıktı fırından çok ama çok kıymetli.. tepsi mi desem sepetmi? Herne idiyse adı kalpli mi kalpli tıpkı ilkbahar rüyası gibi.. hani derler ya insan emek sarfettikçe sever ve sevdikçe emek sarfeder diye işte tamda onun gibi.. üzerinde çalıştıkça sevdim kendisini :)
Bu boyanmadan önceki hali:
Önce siyaha boyadım her yerini, eskitmek istediğim yerlere yine bakkal mumu sürdüm ve sonra her kat arası zımparalayarak 3 kat beyaza boyadım.. sonra seçmiş olduğum resmi transfer yaptım ve ertesi gün ovalayarak soydum resmi..
 

resim net bir şekilde ortaya çıkınca (hafif mat bir görüntü kalıyor onu da pamuğa sürdüğüm resim yağı ile yok ediyorum) siyah görünüm olsun istediğim yerleri zımparaladım bi güzel.. son olarak hafif içine siyah boya püskürtme ve vernikledim bitti gitti:))
 
 
 






Sevgiyle kalın, güzel bir hafta dilerim...
 

 
 

8 Temmuz 2014 Salı

Bir şişe çiçek açtı yine

Bir şişe çiçek açtı yine... Herkes şişelere olan merakımı bildiğinden, eline şişe geçenin aklına düşüyorum:) e hal böyle olunca da gelsin şişeler gitsin şişeler... Anlayacağınız şu sıralar ev şişeden geçilmiyor, benim en çok süslemeyi sevdiğim şişe ise jack daniels şişesi.. bu hafta sonu iftara yemeğe misafirim vardı, bir yandan yemek yapıp sofra hazırlarken diğer yandan da işte bu şişeyi boyadım..
Sofranın tam da ortasına koyarak bir o yandan bir bu yandan elma yanaktan poz poz resimlerini de çektim:)  Fotoğraftaki minik kuzu; yemeğe gelen arkadaşımın yiğeni olunca daha bir anlamlı oldu tabi.. güle güle iyi günlerde kullansın...





 
Haftanız mutlu umutlu ve sevgi dolu geçsin..
Sevgilerimle,

4 Temmuz 2014 Cuma

Meyveli soslu kek

Cafe Fernando'nun deyimi ile bir "meyveli soslu kek" yaptım yanağını dayar uyursun:))
Bu ağlayan keki evde yapmaya başladığımda evde çikolata sos olmadığından haberim yok tabi.. mutfakta bir şey yapmaya başlandığında, içine konulması gereken malzemelerden biri eksikse o an ne sinir bir durumdur bilirsiniz.. tıpkı bende o duygular içerisinde neyse başladım artık diyerek  hafif moral bozukluğu ile işime devam ettim:) keki fırına sürdüm, krem şantiyi çırpıp dolaba attım ve sonra sos çekmecemi karıştırmaya başladım.. baktım çekmeceden bana Kenton'un "Neşeli tatlar" serisinin meyveli sosu göz kırpıyor, hiç oralı olmadım:) aradan 5-10 dk geçti kek pişti aklım meyveli sosta kaldı:) olurmu acaba denesem mi ziyan edermiyim ki keki hadi denemekten ne çıkar evde nasılsa iki tane çikolata sever canavar var, en fazla sosunu üstten süpürürsün yine severek yerler gibi bir iç sesle savaştıktan sonra başladım sosu hazırlamaya.. kek, onun üzerine krem şanti ve onun üzerine de meyveli sos:)
Sonuç mu!  browni keki gibi lezzetlimi lezzetli bu kekin üzerine yeni keşfettiğim bu meyveli sos çok yakıştı be dostum denemelisin!





 
 
Kek için malzeme:
4 yumurta, 1 su bardağı şeker, 2 yemek kaşığı süt, 1,5 su bardağı un, 1 Kabartma tozu, 3 yemek kaşığı kakao, 1 yemek kaşığı sıvı yağ ve isteğe bağlı dilerseniz 1 su bardağı ceviz veya fındık
Keki ıslatmak için: 1 su bardağı süt,
Üzerine daha önce yapıp dolaba atılan 1 paket krem şanti ve onun üzerine aslında çikolata sos olması gerekirken beni baştan çıkaran meyveli sos:)
 
175 C ısıtılmış fırında 28 cm'lik yuvarlak bir tepside pişirdim ben isterseniz kare, dikdörtgen hiç farketmez keyfinize göre..
 
Püf noktası; krem şantiyi üzerine sürmeden önce kekin iyice soğumasını bekleyin, zira kek sıcakken denerseniz, krem şantiyi süt kıvamına getirmeniz mümkün:) 
 
Herkese sevgi, umut ve aşk dolu bir hafta sonu dilerim..

2 Temmuz 2014 Çarşamba

Dikiş Kutusu


Evet bildiniz yine bir ahşap boyama çalışması! Ama bu sefer cici mi cici bir dikiş kutusu yaptım:) annemin vardır kırmızı şirin bir dikiş kutusu, üstteki kutuyu sağa veya sola kaydırdığınızda merdiven basamağı formuna girer, böylece hepsinin içine ulaşmak mümkün olurdu, ayrıca içine kuru sabunda koyduğundan çokta güzel kokardı, hala kullanır ve ben çok severim onu.. Bir gün çarşıda aynı tip ham ahşabını bulunca hemen aldım getirdim eve:) bu sefer ham hali ile yapım aşamasından bir kare de çektim sizin için:)
 
Bakmayın kendime dikiş kutusu yaptığıma, hiçte anlamam o işlerden ama her eve lazımdır adettendir ya hani:) Kimbilir belli mi olur belki bir gün o işlerede merak sarar öğrenirim belki, hazır öğreticimde yanımdayken, canım annem nasıl güzel diker, senelerce dikmiş, eskiden böyle tekstilin bol olmadığı, güçlükle alınabilen yıllarda bize hep kendi el emeği göz nuru kıyafetler giydirmiş elleri dert görmesin!
Neyse gelelim dikiş kutumuza, peri masalı dikiş kutumuzun ham hali budur efendim:)

Önce vidalarını sökerek parçalara ayırdım ve her bir parçasını ayrı yere koydum:) sonra her tarafını yeşile boyadım, bu alttan görünmesini istediğim bir renkti! kuruduktan sonra zımparaladım ve eskitme yapılacak yerlere bakkal mumu sürdüm:)
 
Mumum fazlasını nemli bezle süpürdüm ve beyaz renge boyamaya başladım. 2-3 kat iyice kapanana kadar boyadıktan sonra bir gün bekledim ve eskitme yapılacak yerleri zımparaladım. Vidaları takıp  tekrar eski haline getirdikten sonra sıra en zevkli bölüm süsleme işine geldi:) Alt kısma silgili kalemin silgi kısmı ile yeşil boyaya bandırıp puantiyeler yaptım, ara ve üst katlara da dilim şeklindeki kağıdı dekupaj yaptım. üst kapaklara da dikiş figürlü minik resimleri hamurla kabartıp yapıştırdım ve son olarak şu sıralar olmazsa olmazım boya püskürtme ile süsleme işini noktaladım...
 







 
Evde dikiş makinamız yok ama Ada kızın evcilik peri masalı dikiş makinesi neyimize yetmez ki:)
 
 
Bir sonraki ahşaplı veya ahşapsız cicili bicili postlarda görüşmek dileğimle,
 
Sevgiler,